10 Aralık 2023

Mutsuz Olma Özelliği

Toplum24, 10 Aralık 2023

Ahmet ARPAD

„İnsanlarımız mutlu olmasını bilmiyor. Çevrem hep bir şeylerden şikâyet edenlerle dolu. Sevdiklerine, sevindiklerine ender tanık oluyorum", diyor genç bayan.

Alman tanışlarla bir pazar akşamüstü çay/kahve sohbetindeyiz. Konudan konuya atlıyoruz. Az önceki sözler, pedagoji öğrenimini geçen yarıyıl bitirmiş genç bir bayanın. "Mutsuz olmak bir Alman özelliği, hatta yeteneği", diye heyecanla devam ediyor. Söylediklerinden rahatsız olan kimi tanış karşı çıkmak istiyor. Ancak genç pedagog ısrarlı.

O konuşurken düşünüyorum. Pek de haksız değil. Avrupa'nın hiçbir ülkesinde demokrasi ve politika, 2. Dünya Savaşı'ndan sonra Almanya'daki kadar sağlam temellere oturtulmamıştır. Ekonomisi güçlü, artan işsizliğe, azalan gelire karşın insanlarının durumu komşularından daha iyi. Yine de mutsuzluk, şikayetçi olma yeteneği (!) günümüz Alman'ında çok gelişmiş.
 
"Sokakta yürürken gülümseyen çok az insanla karşılaşıyorum", diye devam ediyor genç bayan.

Pedagoji öğrenimi için iki yarıyıl geçirdiği Amerika'da sokaktaki insanın daha rahat, cana yakın olduğunu, sorunlarını Almanya'dakiler kadar kendine dert edinmediğini anlatıyor.

Alman insanının fakiri de zengini de nedense kolay mutlu olamıyor. Hatta gelir düzeyi yükseldikçe şikayetçi özelliği de artıyor. Aydın geçinenler arasına çevresine yaşam sevinci yaymak, mutluluk gösterileri yapmak sanki yasak. Çoğu aydın az gülüyor, çok eleştiriyor, eleştirmeye olanak arıyor.

"Şikâyetçilik kanımıza işlemiş", diyor genç kadın. "Okulda, işyerinde, evde... Siz çoğu aile mutlu mu sanıyorsunuz?.."

Yürekli konuşuyor. Kimi tanış söylediklerinden rahatsız olmaya başlıyor. Akşamüstü sohbeti tartışmaya dönüşmek üzere. Genç kadın konuyu biraz değiştirmek istiyor gibi: "Siz bir Alman karı-kocanın aralarında günde ortalama sadece 10 dakika konuştuğunu biliyor musunuz? Evlilikler suskunlaşıyor."
 
Doğru konuşuyor. Boşanmalar dorukta. Kadın kocasının, erkek karısının yaptığını, davranışını beğenmiyor.

Yeni evlenenlerin yüzde kırkı aradan üç yıl geçtikten sonra boşanıyor. Tek başına yaşamayı yeğleyen mutsuzların yüzde elli yedisi erkek, yüzde kırk üçü kadın!

Sonra birden konu değişiyor, daha doğrusu karşımda oturan tanış değiştirmesini başarıyor. Şimdi Alman futbolunu tartışıyoruz!

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder