Cumhuriyet, Pazar Eki, 4 Ocak 2026
Ahmet Arpad
Nostalji tren Glacier Express'le İsviçre Alpleri'nde unutulmaz bir yolculuk
İsviçre'ye gelip de Alplerin karlı doruklarını Zermatt'tan 291 kilometre ötedeki St. Moritz'e giden nostalji tren Glacier Express'le aşmamak olmaz! Yaklaşık sekiz saat süren bu olağanüstü tren yolculuğunda kendinizi bambaşka bir dünyada hissediyorsunuz. Lüks trenin geniş pencerelerinden inanılmaz doğayı seyrederek 7 vadiyi, 91 tüneli aşıyor, 291 köprüden geçiyorsunuz. Yolcular ellerinde fotoğraf makineleri bir sağa, bir sola koşuyor. Herkes çok heyecanlı. Bakacak o kadar çok şey var ki... İçinden geçtiğiniz doğanın güzelliği erişilmez. Çok aşağılarda küçük köyler, karşınızda bembeyaz bir doğa, tepenizde üç bin metreye varan doruklar. Trenin ulaştığı en yüksek nokta 2044 metredeki Oberalp geçidi.
İlk seferine 25 Haziran 1930 günü saat 07.30'da Zermatt'tan 70 davetli yolcuyla St. Moritz yönüne çıkan İsviçre'nin bu ünlü treni kış-yaz demeden çalışıyor. Kışın günde karşılıklı ikişer sefer yaparken, yaz aylarında sefer sayısı dörde çıkıyor. Çoğu yerde tek hatta çalışıyor, dağ yamaçlarından, kaya duvarlarından doruklara tırmanırken dişli sisteme geçiyor.
Kıpkırmızı Glacier Express kimi yerde sağlı sollu yükselen karlar arasından geçiyor. Kayalardan sarkan metrelerce uzunlukta buzlara neredeyse sürtünüyor. Disentis'te 1130 metreye ulaşıyor ve yol iyice dikleşiyor. Raylar dişli sisteme geçiyor. Tırmanış başlıyor. Ağır ağır. Bir yanınız kayalık, öteki yanınız uçurum. Alpler bu yıl beyaza doymuş. Karların arasından kara raylar zor görünüyor. Glacier-Express 2044 metreye ulaşıyor. Parmaklarınız Avrupa'nın tavanına dokunuyor.
Glacier Express bugün beş vagonlu. Yemekli vagona geçip pencere kenarına oturun... Değişik fren sistemleri treni raylarda tutuyor! Az sonra Disentis. Burada on beş dakika mola. Yolcular inip, karlarda dolaşıyor. Japonlar koşuşturup duruyor. Her şeyin fotoğrafı çekilecek. Acaba haftaya eve döndüklerinde neyin, nerede, ne olduğunu bilecekler mi? Bu çalışkan insanlar yılda en fazla üç hafta izin kullandıkları için Avrupa'yı yedi-sekiz günde gezip görüyorlar... Zermatt-St. Moritz arasındaki yolculuk için biletler mevkisine göre 159 İsviçre Frankı ile 272 İsviçre Frank'ı arasında değişiyor. Yılda ortalama 200 bin yolcu taşıyor. Glacier-Express, İlanz ile Reichenau arasında derin bir kanyonun kıyısında ilerliyor.
Kırmızı tren bir tırtıl böceği örneği Albula vadisinden geçiyor, tepeleri kıvrıla kıvrıla, kayalar içindeki tünelleri döne döne çıkıyor ve iki saat sonra 1775 metredeki St. Moritz'e varıyor. Burası 'Top of The World', Engadin yöresinin yıldızı. Yazın Akdeniz kıyılarında St. Tropez, kışın İsviçre karlarında St. Moritz... Milyarderlerin, soyluların, çöl prenslerinin buluştuğu doruk.
St. Moritz ışıldıyor pırıl pırıl
Dişli dağ treni Corviglia dolu. Her milletten insanlar gülüşüp konuşuyor, her kafadan bir ses çıkıyor. Dağa giden kayakçılar neşeli. Aşağıda karlar altında St. Moritz bembeyaz, güneşte ışıldıyor pırıl pırıl. Gölde buz pateni yapanlar, "Palace Hotel”in yeşil kulesi, damları kar dolu evler gittikçe küçülüyor. Dağ treni zirveye yaklaştıkça aşağıdaki karlar dünyası gözden kayboluyor.
2488 metre yükseklikte Corviglia istasyonunda tren duruyor. Ayaklarında kocaman ayakkabılar, ellerinde kayaklar insanlar gürültüyle iniyor. Çevre nefes kesici güzellikte. Dağlar, yamaçlar beyazın beyazı, gökyüzü mavinin mavisi. Doğa göz kamaştırıcı… Corviglia pistinde dünya kupası ve dünya şampiyonaları yapılıyor.
Biraz ötede kayak öğrencileri. Birini bekledikleri belli. Kırmızı giysileri içinde, dudaklarında hafif bir gülümseme geliyor beklenen kişi. "Merhabalar!" diye sesleniyor. "Benim adım Heni! Hemen iş başına!" Ve başlıyor öğretmeye. Ayağında kayaklar bir ileri, bir geri, bir sağa, bir sola, elindeki soplar bir aşağı, bir yukarı. Bol bol konuşarak. Kayak öğretmenleri için çene ve ses tonu çok önemli. Her yaştan kadınlı erkekli sekiz insan da bunun farkında. Çekingen çekingen öğretmenleri Heni'nin söylediklerini yapmağa çalışıyorlar. İnsan vücudu ne şekillere giriyormuş? Bacağın biri solda arkada, öteki sağda önde, kollar aşağıda ve yukarıda. Kafa neredeyse 360 derece dönüyor.
Heini bir el işareti yapıyor. Sekiz insan hemen peşinden gidiyor. Kayakları paralele getirip tepeye tırmanmaya başlıyorlar. Sopalar kara girip çıkıyor, kayaklar inip kalkıyor, kollar açılıp kapanıyor. Nefes nefese, suratlar kıpkırmızı. Kimi tökezliyor. Az sonra tepeye varıyorlar. Çok şükür. Hemen hizaya geçip Heini'yi bekliyorlar. Rengarenk giysiler şimdi bembeyaz.
O güzel bir sarışınla çene çalıyor. Az sonra öğrencilerinin yanına geliyor. Emirler veriyor. Kayak sopaları yine inip kalkıyor. Kendini böyle anlarda orkestra şefi, ya da ordu komutanı sanıyor gibi. Ve birden harekete geçiyor, hızla tepeyi inmeye başlıyor. Karlar havada uçuşuyor. Sekiz insan ardından gidiyor, tahta tavşanın peşinde, dili dışarda koşan yarışçı tazılar örneği. Nefes nefese, tepeden aşağı. Önlerine çıkan yandı, durmaları pek mümkün değil. Kayak öğretmenini yakalamaları da olanak dışı.
Karlarda vals yapanlar
St. Moritz'e gelip de Corviglia dişli treni ile dağa çıkınca Hartly Mathis´in "La Marmite” lokantasına uğramadan dönülmez. Tıklım tıklım içerisi. Adım atacak yer yok. "Lütfen dikkat!” Garson kadın kendine yol açmaya çalışıyor. Elindeki tabaklarda havyar, karides, kaz ciğeri ezmesi, som balığı. Masalarda oturanlar değişik bir sınıfın insanları. Onlar öğle yemeğini mercimek çorbası, sosis ve bira ile geçiştirmeyen kayakçılar. Genel müdürler, doktorlar, müteahhitler, bankacılar, politikacılar, sanatçılar, aristokratlar ve yanlarında eşleri, dostları, sekreterleri, sevgilileri…
"Hartly” onlarca yıldır işletiyor "La Marmite”i. Avrupa'nın en ünlü lokanta ve otellerinde çalışmış Hartly Mathis. II. Dünya Savaşı yıllarında komşu ülkelerde bombalar düşerken o St. Moritz "Palace”ın salonlarında Edith Piaf eşliğinde balolarda eğlenenlere havyardan yer mantarına en değişik ve leziz yiyecekleri sunmuş.
"O günlerde bana gelenler ile şimdi gelenler aynı sınıfın insanları”, diyor. "Almanya'dan, hatta denizaşırı ülkelerden telefon edip masa ayırtan gedikli müşterilerim var.” Masalara taşınan tabaklar dolu dolu, tatlı, meyve ve pasta büfeleri renkler içinde, zengin. Her şey değişik, bol, taze, çekici ve iştah kabartıcı.
Ötelerde tepeler, dağların sivri dorukları. Gökyüzünün maviliği ile yamaçların beyazına havada süzülen renkli paraşütler karışıyor. Karlarda vals yaparak vadiye inenler, peşlerinde upuzun izler bırakıyor. Geniş pencereli lokantanın masalarında oturanlar, şampanya kadehleri tokuşturuyor.
Bernina Ekspresi
Eğer zamanınız varsa bir öneri. St. Moritz'den güzel Milano'ya uzanın. 2008'den bu yana UNESCO Dünya Mirası olan Bernina Ekspresi İsviçre'deki Saint-Moritz'i 2 saat 20 dakikada 40 km güneydeki sınır kenti Tirano'ya bağlıyor. %7'ye varan eğimi ile dünyadaki en dik demiryolu hattında yapacağınız yolculuk sırasında treniniz deniz seviyesinden 2.328 metre yükseklikteki Bernina geçidini aşıyor. Tirano'dan aktarma yaparak hızlı trenle 2 saat 30 dakikada 167 kilometre ötedeki güzel Milano'ya varıyorsunuz.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder