4 Ekim 2015

Uçurum gittikçe derinleşirken

Cumhuriyet, 04.10.2015
STUTTGART
AHMET ARPAD

Kadın yaşını başını almış. Yıllardır aynı yerde duruyor, Stuttgart Schloss Alanı'nın altındaki metro geçitinde gazete satıyor. Koltuğunun altındaki gazetelerin adı Kaldırım. Sık sık oradan geçtiğim için kimi gün selamlaşıyoruz.  Çene çaldığı başkaları da var. Çoğunlukla yaşlı insanlar. Arada sırada Kaldırım'ı alıp göz atıyorum. Kaldırımda yaşayan çok fakirlerin gazetesi. Toplumun  dikkatini bu insanların sorunlarına çekmek için 20 yıldır yayınlanan aylık gazete değişik destek, bağış ve ilanla yaşıyor. Bir süre önce gazete alırken yaşlı kadına sormuştum: "Nasıl dayanıyorsunuz saatlarce burada durmaya?" diye. "Mecburum" olmuştu yanıtı. "Devletin verdiği destek yetmiyor. Günde üç beş Avro da gazete satışlarından elime geçiyor." Kaldırım Stuttgart'ın başka köşelerinde de satılıyor. Satanlar yaşlı kadın gibi fakirlik sınırının çok altında yaşayanlar. Gazetedeki haber ve yazılar çoğunlukla onların zor yaşamını ele alıyor. Yaşlı kadın sekiz yıldır burada durduğunu anlatıyor. "Benim yaşımda kolay değil, fakat yine de haftanın dört günü geliyorum. Her gün 6 saat. Stuttgart'ta benim gibi gazete satan yaklaşık yüz kişi var. Önemli olan bir işe yaradığımızı hissetmek."
   
Evleri köprü altları
   
Günümüz Almanyası'nda her geçen gün daha çok insan eline geçen düşük sosyal yardım ile fakirlik sınırında, gelecekleri belirsiz bir yaşam sürdürüyor. Bunlardan yedi yüz bini tam dibe vurmuş, evsiz barksız, ailesiz yaşıyor. İçlerinden 30 bini yaşamını sokakta geçiriyor. Kar, buz ve yağmurda ormanlar, parklar, köprü altları, kapı içleri, aralıklar, alt geçitler, metro istasyonları onların barınakları. Bir zamanlar iş güç, ev bark, çoluk çocuk sahibi bu insanlar şimdi yalnız. Devletin desteği ölmemelerini sağlıyor. Almanya'nın 1990'lı yıllardan bu yana geçirdiği toplumsal değişim ülkede sorunları arttırdı, insanların yaşamını giderek zorlaştırdı, bireyin geliri azaldı, fakirlik doruğa fırladı. Resmi verilere göre Almanya'da 13 milyon insan 'fakir' kabul ediliyor. Tek başına yaşayıp da ayda 920 Avro'nun altında kazanan 'fakirler sınıfı'ndan. İki çocuklu bir ailede bu sınır 1940 Avro'dan başlıyor. AB'nün güçlü ülkesinde milli gelirin yüzde ellisine nüfusun yüzde onunun sahip olduğu artık bilinen bir acı gerçek. Zenginle fakir arasındaki uçurumun gittikçe derinleştiğini yönetenler de kabullenmeye başladı. Büyük kentlerde istasyonlarda, caddelerde, parklarda çöp kutularından boş şişe arayan yaşlı insanlar gittikçe daha çok dikkati çekiyor. Bakkala götürüp depozitini alarak günde birkaç Avro'ya sahip olmak uğruna yağmurda, karda sokak sokak, cadde cadde dolaşıyorlar. Almanya'nın zengin kentlerinden sayılan Stuttgart'ın merkezinde belediyenin açıklamasına göre 3 bin insan evsiz. Yardım derneklerinin, kiliselerin ve belediyenin gösterdiği odalarda ve yurtlarda kalıyorlar. İçlerinde içki ve uyuşturucu bağımlılarıyla sokak çocukları da var.

Fakirler ordusuna son yıllarda gittikçe daha çok yaşlı da katılmaya başladı. Mart 2015'de yapılan resmi açıklamaya göre eline geçen emeklilik maaşıyla geçinemeyen tam 512 bin yaşlı insan devletten sosyal yardım alıyor. 10 yıl öncesine göre yüzde 45'lik bir artış! Yetkililer: "Yaşlıların fakirliği gelecek 10-15 yıl içinde çığ gibi büyüyecek" diyor.

www.ahmet-arpad.de

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme