10 Mayıs 2026

İnsanlar ve silahlar

Aydınlık Avrupa, 10 Mayıs 2026

STUTTGART - Ahmet ARPAD

Almanya'nın Baltık Denizi ve Kuzey Denizi kıyılarında beş bin ton 1,6 milyon ton savaş malzemesi yatıyor! Bunun 300 bin tonu kimyasal zehirli madde. Kadın rejisör Frido Essen bir zamanlar televizyonda izlediğim "Denizde Bombalar" adlı filminde Almanya'nın kıyısı olduğu denizlerde 2. Dünya Savaşı sonrasından kalma bombalarla kimyasal silahların yattığını anlatıyordu. Almanya'nın bu denizlere tam 1500 km. kıyısı var. Sadece geçen yıl 10 milyon insan dibi dev bir silah deposunu andıran iki denizin kıyılarında ve adalarında tatil yapmış, altlarında bombalar, top mermileri, mayınlar ve torpidolar kuzeyin serin sularında yüzmüşler...

Denizler silah çöplüğü

Hitler Almanyası'nın teslim olmasının ardından ülkeye el koyan "Dörtler" çabucak büyük bir temizliğe girişir! Aldıkları ortak kararla, Alman ordusunun silah fabrikalarında ve depolarında buldukları, çoğu kimyasal milyonlarca ton silahın yüzde seksen beşini Kuzey ve Baltık denizlerine boca ederler. İki deniz o günden günümüze Almanya'nın silah çöplüğü! Uzmanların açıklamalarına göre denize atılan silahlar bir yük trenine doldurulmak istense 2 bin 300 kilometre uzunluğunda bir tren gerekirmiş! Çoğunluğu Kiel, Lübeck ve Rostock önlerinde denizin dibinde. Kumsalda gezinenler dikkat etmek zorunda, çünkü yangın bombalarından kopan ve kıyıya vuran fosfor parçaları kehribarı andırıyor, yanılıp da eline alanın derisi kaslara kadar yanabiliyor! 

1945'den bugüne orada çürüyen İkinci Dünya Savaşı'nın silahlarından yayılan sayısız zararlı madde sulara karışıyor. Kiel Üniversitesi uzmanları, son yıllarda yangın bombalarıyla değişik cephanelerdeki fosforu, TNT ve arseniği pisi balıklarında ve midyelerde tespit ettiler. Silahların zehri deniz ürünleri aracılığı ile insanlara bulaşıyor. Yetkili makamlar sorumluluğu onlarca yıldır birbirlerine atıyor, çünkü Amerikalıların denizin dibine yığdığı Hitler'in bombalarını çıkarıp imha etmek milyarlarca Avro'ya mal olacak. İlk aşamada Lübeck ve Meckelnburg körfezlerini temizlemek için bütçeden 100 milyon Avro ayrıldı. Federal Çevre Bakanlığı'nın son açıklamasına göre komşu ülkeler çalışmaları merakla izliyor. Savaş sonrası günlerden kalma belgesellerde “savaş çöpü“nün yürüyen bantlarla denize atıldığı görülüyor. Başka bir belgeselde de 20 Ağustos 1946 günü Lübeck limanında Alman ordusundan kalma 1100 ton bomba trenlerden gemilere yüklenirken bir bombanın kayıp diğerlerini ateşlediği izleniyor. Bu kazada sekiz çalışan ölüyor.

Almanya'nın altında yatan patlamamış bombalar

81 yıl önce bugünlerde 2. Dünya Savaşı bitmişti. İngiliz ve Amerikan uçakları savaşın son aylarında Almanya'nın üzerine yüz binlerce bomba yağdırmıştı. Bunlardan en korkunçlarından biri de 1943'teki Hamburg bombalanmasıydı. Yaklaşık 800 Amerikan ve İngiliz savaş uçağının "Gomorrha Harekâtı"nda attığı yüz binin üzerinde tahrip ve yangın bombası 40 bin insanın ölümüne neden olmuştu. 1945 şubatındaki Dresden bombalanmasında da güzel kent yerle bir edilmiş, 34 bin insan yaşamını yitirmişti. İkinci Dünya Savaşı'nın bombaları sadece suların altında değil. Alman topraklarının altında da, savaşta uçaklardan atılmış, patlamamış uçak bombası olduğu bilinen bir gerçek. Nerede oldukları belirsiz, arada bir rastlantı sonucu ortaya çıkıyorlar. "Dörtler"in uçakları sadece başkent Berlin'in üzerine 45 bin ton bomba atmıştı. Resmi açıklamalara göre İkinci Dünya Savaşı yıllarında Almanya'nın üzerine iki milyon tona yakın bomba düşmüş. Uzmanlara göre bunlardan yüzde yirmisi henüz patlamamış, yerin altındalar. Daha çok inşaatlar sırasında ortaya çıkıyorlar. Bulunmalarının ve imha edilmelerinin daha 50 yıl süreceği söyleniyor!

***

1976 yılında yeri belirlenip planlanan Akkuyu Nükleer Güç Projesi'nin temeli 3 Nisan 2018'de Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından atılmıştı. Akkuyu Santrali Ecemiş fay hattına yaklaşık 160 km uzaklıkta. Rusya Federasyonu ile imzalanan resmi anlaşmaya göre 20 milyar dolara çıkacak projenin 2025 yılında üretime geçmesi planlanmıştı. Şimdi ilk ünitesinin bu yıl açılacağı söyleniyor. Değişik çevresel, teknik ve ekonomik riskleri barındırdığı uzmanlar tarafından yıllardır sıkça dile getirilmekte. 

Bundan tam 40 yıl önce, 26 Nisan 1986'da Ukrayna'daki Çernobil nükleer santralında meydana gelen patlama sonrasında radyasyon bulutları Avrupa'ya yayılmıştı. Aradan geçen yıllarda on binlerce insan tiroit kanserinden ölmüştü. Doğa da. Bulutlar Doğu Karadeniz bölgemize de çökmüş, Rize'de yaşayan bir tanışım da iki yıl sonra yaşamını bu kanserden yitirmişti! Bir süre önce yapılan resmî açıklamalara göre kanser tehlikesi bir 40 yıl daha sürecek... Kuzey Anadolu fay hattına 80 km ötede de bir santral inşa ediliyor. Sinop Nükleer Güç Santrali ilk elektriği 2035 yılında üretecekmiş.

İsviçre'nin haber ve bilgi platformunun (SWI swissinfo.ch) geçen yıl yaptığı açıklamaya göre dünya genelinde bir milyardan fazla ateşli silahın (küçük silahlar ve hafif silahlar) dolaşımda olduğu tahmin ediliyor. 1966 yılında Stockholm'da kurulmuş olan Uluslararası Barış Araştırmaları Enstitüsü'nün (SIPRI) 27 Nisan'daki açıklamasına göre de tüm dünyada silaha yapılan harcama son 11 yılda sürekli artmış. 2025 yılında toplam harcama 2,9 trilyon dolar olmuş! Çin 336 milyar dolarlık harcamasıyla son 10 yılın en hızlı büyümesini gerçekleştirmiş. Türkiye, 2025'te en çok askeri harcama yapan ülkeler sıralamasında 18'inci sırada yer alıyor. Ülkemizin askeri harcamaları, 2025'te 30 milyar dolara ulaştı. Bu rakam, 2024'e kıyasla yüzde 7,2 ve 2016'ya kıyasla ise yüzde 94'lük artışa karşılık geliyor.

Bütün bunların ardından konuyla dolayısıyla ilgisi olan yepyeni bir bilgi: Avrupa İstatistik Ofisi'nin (Eurostat) geçen haftaki güncel verilerine göre Türkiye, yoksulluk riski altında bulunan nüfus oranında yüzde 29,8 ile Avrupa'nın zirvesinde yer aldı. Ülkemizde bu risk grubunda yer alan kişi sayısının 25 milyonu aştığı hesaplandı. Türkiye'de emeklilerin büyük bir bölümünün maaşları açlık sınırının altında. 2026 yılı itibarıyla, en düşük emekli maaşı, belirlenen açlık sınırının sadece %61,8'ini karşılayabiliyor.

İnsan eliyle yaşam yok edenler her çağda vardı...Onlardan kurtulmak mümkün değil!

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder