30 Haziran 2018

Bahara adım adım

TOPLUM Gazetesi, Haziran 2018

    Merdiven dik. Basamaklar gökyüzünün sonsuzluğunda. Aşağıda durmuş düşünüyorum. Çıkmam gerek bu merdiveni. Ağır ağır, diyorum kendi kendime. Başımın üzerinde gökyüzü. Yeşil yapraklı dallar arasından maviliği görünüyor. İlkyaz geldi, kapıda bekliyor, havalar yavaş yavaş ısınıyor. Doğa yeşeriyor, yeniden doğuyor.
    İlk basamaklar kolay. Çekindiğim kadar değilmiş. Sağda bir üzüm bağı yükseliyor. Kütükler yeşermeye başlamış. Aşağıda kentin evleri küçülüyor. Az sonra yavaşlıyorum. Durup derin bir nefes alıyorum. Hızlı çıkmış olacağım. Yukarılarda yaşlı bir adam duruyor, bastonuna dayanmış. Kamburu çıkmış Derin bir nefes daha alıp, yoluma devam ediyorum. Biraz daha ağır. Aceleye gerek yok, diye mırıldanıyorum. Adam başını çeviriyor, aşağıdan gelen bana bakıyor. Yaklaşıyorum. "Merhaba," diyorum. Gülümsüyor: "Bu basamakları ağır ağır, dinlene dinlene çıkacaksın," diye konuşuyor. Duruyorum. "Çoğu gitti, azı kaldı," diyor. "Arkanıza bir dönün, aşağılara bakın."
    Basamakların başladığı caddede insanlar, otomobiller ne kadar küçük. Ağaçlar arasında kentin villaları, evler, yamaçları, üzüm bağları, karşılarda ormanlar, televizyon kulesi uzaklarda.
    "Ben hafta bir kaç kez bu basamakları çıkarım," derken gurur duymuyor değil. "Yukarıdaki parkın yollarında gezinir, Stuttgart'ı tepeden seyrederim." Konuşacak birini bulduğu için mutlu olmalı, diyorum kendi kendime. Evi nerede? Eşi var mı, yoksa tek başına mı yaşıyor? Olabilir. Haftada bir kaç kez bu eziyete katlandığına göre zamanı çok gibi.
    "İlk kez mi buralara geliyorsunuz?" diye soruyor. Başımı sallıyorum. "Stuttgart'ın en güzel merdivenlerinden biridir bu. Eugen alanına çıkan ya da Wagenburg tünelinin yanından yükselen merdivenleri de görmelisiniz." Yaşlı adam başını aşağıdaki kente çeviriyor. "Stuttgart'ta 400 merdiven olduğunu biliyor muydunuz?" diye mırıldanıyor. Bakışları ötelerde. Vadiye, yamaçlara ve tepelere kurulmuş kentte çok merdiven olduğunu biliyordum. Fakat 400? Bunu ilk kez duyuyordum. Gökyüzünde bulutlar beliriyor.
    Kamburu çıkmış adam 'allahaısmarladık' demeden yoluna devam ediyor. Aniden kara bir kurt köpeği beliriyor. Önce bana sokuluyor. Sonra yaşlı adamın yanına gidip, bastonunu kokluyor. Genç bir kadın koşar adım merdivenleri iniyor. Köpeğine sesleniyor. Hayvan bastonu koklamayı bırakıp yoluna devam ediyor. Ağaç gövdelerini koklayarak genç kadının peşinden gidiyor. Az sonra ikisi de küçücük.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme