2 Haziran 2013

Hoplaya zıplaya bardan bara!

Cumhuriyet 02.06.2013
STUTTGART
AHMET ARPAD


Saat gecenin ikisi. Başka zaman olsa çoktan uykudayız. Fakat bu gece bir dost eğlentisinden dönüyoruz. Sabah biraz geç kalksak da o kadar önemli değil. Yolumuz kent merkezindeki Theodor Heuss bulvarından geçiyor. Sadece beş yüz metrelik sekiz şeritli geniş bulvar cumayı cumartesiye bağlayan bu gece tam bir "ana baba günü!" Uzun kışın ardından özlemini çektiği ılık ilkyaz gecelerinin tadını çıkarmak isteyen Stuttgart'ta insanlar sokaklara dökülmüş. Geniş kaldırımları kızlı-erkekli genç grupları doldurmuş. Bulvarın iki yanında son on yılda peş peşe açılan sosyetik, kibar, lüks barlar adam almıyor. Havanın güzel olmasından yararlanıp dışarıya da masalar atılmış! Suite 212, T-O 12, BarBee, Barcode, Muttermilch, L'Oasis, Rohbau, Sausalitos ağzına kadar dolu. Çoğu insan içerde ve dışarda, ellerinde rengârenk içkiler ayakta. Turistlerin ve hafta sonlarında da çevre kentlerden gelenlerin uğramadan edemediği "barlar bulvarı"nda neşe sabaha karşı dorukta!
Aynı bulvar üzerindeki bir varyete ile tiyatrodan çıkanların çoğu da eve gitmeden önce burada bir kadeh atmadan edemiyor! Stres dolu geçen bir haftanın ardından dostlarıyla, tanışlarıyla bir araya gelmek, bir şeyler atıştırıp çene çalmak, değişik kokteylerin tadına bakmak veya milli içki birayı yudumlamak, kalkıp dans etmek, yeni tanışlar edinmek, düşlere dalmak, kısacası sadece mutlu olmak isteyenler Theodor Heuss bulvarına akın ediyor.

Diskjokeylerin çoğunlukla elektro, dance, house, pop, black müzik türlerini yeğlediği kulüp ve barlarda bir tanışını arayan, başka bir müzik dinlemek veya değişik bir içki isteyen "hopping" yapıyor. Bardan bara gidiyor. Görmek ve görünmek isteyenler için Theodor Heuss bulvarı hafta sonları en uygun mekân! Buraya kadar gelip de şık barlardan, müzikli kulüplerden içeri adımını atmayanlar, alkollü içki içmeyenler de var. Onlar otomobilli fiyakalılar! Altlarında çoğu zaman kent cadde ve sokaklarında rastlamayacağınız, belki de bütün haftayı garajlarında geçiren lüks araçlar... Tabii bunlar sadece Stuttgart markaları Porsche veya Mercedes değil. 400-500 beygirlik, güzel havada üstü açılan Maserati'lere, Lamborghini'lere, Ferrari'lere hayransanız bir hafta sonu Theodor Heuss bulvarına gelin! Çoğu başka kent plakalı, lüksün lüksü araçların direksiyonlarında kelli felli, varlıklı beyler oturmuyor. Sürücüler, otomobilin kontak anahtarını kimden almış olduğu bilinmeyen, saçları briyantinli, altın zincirli, bir eli direksiyonda, diğeriyle birilerine el sallayan genç tipler.
Bunların bütün işi gücü, trafik tıkanmış da olsa gaza basıp gürültü yapmak, beş yüz metre sonra dönmek, tekrar ve tekrar aynı barların, kulüplerin önünden geçmek! Ellerinde alkollü içecekler binlerce insanın eğlendiği bulvarda tek kör kütük sarhoşa rastlamadık. Saat ikiyi çoktan geçmiş.

Bu gece artık içki içmeye niyetli değiliz. Theodor Heuss bulvarının geniş kaldırımlarını da yeterince arşınladık. Rotebühl alanındaki taksi durağına doğru yürürken şunları düşünmeden edemiyoruz. Türkiye'de yanılmıyorsam alkollü içkiye 3-4 yıl içinde son 90 yılın en büyük zamları yapıldı. Özel Tüketim Vergisi birkaç kez katlandı! İçkiyi pahallılandırmakla insanların içmekten vazgeçeceğini sanmanın doğru olmadığını, bunun sadece kaçak içki imalatını ve ülkeye kaçak içki sokulmasını arttıracağını kavrayan Almanya'da ise eyalet hükümetleri içki vergisini zamanla kaldırdılar. Kişi başına 130 litre bira ve şarap tüketilen 82 milyon nüfuslu ülkede şimdi saat 22.00 ile 5.00 arasında benzincilerle açık büfelerde her türlü içki satışı yapılamıyor. Almanya'da içki yasağını her eyalet kendine göre uyguluyor. Genelde ülkede 18 yaşından küçüklere tüm gün boyu her türlü alkollü içki satışı yapılmıyor. İdeolojik şok zamlara Almanya'da kesinlikle rastlanmıyor...

www.ahmet-arpad.de

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme