CUMHURİYET Kitap Eki, 5 Şubat 2026
"Buddenbrooklar – Bir Ailenin Çöküşü"
AHMET ARPAD
Dört kuşağın öyküsü…
Dünya edebiyatında Alman romanını temsil eden yazarların başında gelen Thomas Mann kendi ailesinin üç kuşak boyunca yaşam öyküsünü anlattığı "Buddenbrooklar – Bir Ailenin Çöküşü" romanını (Almanca aslından çeviren: Burhan Arpad, Ketebe Yayınları) yazdığı yıllarda Nietzsche, Schopenhauer, Goethe ve Tolstoy‘la ilgileniyordu. Thomas Mann, kendisini bir anda dünya çapında üne kavuşturan bu yapıtını 1900 yılında tamamladığında yirmi beş yaşındaydı. Roman bir yıl sonra yayımlandı. Mann 1929 yılında bu eseriyle Nobel ödülünü aldı.
Buddenbrook'lar Baltık Denizi kıyısındaki Lübeck kentinde buğday ticareti ile uğraşan köklü bir ailedir. Yüz yıllık bir geçmişleri vardır. Zengindirler. Toplumdaki konumlarıyla gurur duyarlar. Thomas Mann ilk büyük romanında bu ailenin dört kuşak boyunca yükselişini ve çöküşünü çok gerçekçi bir anlatımla okura sunar. "Buddenbrooklar - Bir Ailenin Çöküşü"nde yaşananlar 1835 ile 1877 yılları arasını kapsamaktadır. Yapıt Johann Buddenbrook ile başlar ve Hanno Buddenbrook ile sona erer.
"100 Büyük Roman" adlı incelemenin yazarı Abraham H. Lass kitabında "Buddenbrook Ailesi"nden şöyle söz eder: "Thomas Mann'ın bu yapıtı dış koşulların herhangi bir baskısı altında değil psikolojik kuvvetlerin etkisi altında gerileyen ve parçalanan bir ailenin öyküsüdür. Her nesilde, daha kuvvetli bir şekilde ortaya çıkan, ailenin değişik fertlerinin enerjisini ve kendilerine olan güvenlerini körelten anti-burjuva ruhu bunda önemli bir rol oynuyor." Abraham H. Lass'a göre diğer nedenler arasında ailenin bazı fertlerinin disiplinli yaşamdan kopmaları da vardır.
Yapıtın özünde, zengin bir tüccar ailesi olan Boddenbrook ailesinin çöküşü ve eski toplumsal düzenlerin modernite karşısında ortadan kaybolması vardır. Bu çöküş sadece ekonomik değil, aynı zamanda ahlaki ve kültürel nitelikteydi de. Yaşanan süreçte gündelik toplumsal hayatın doğası kökten değişmiş, yaşantılarımızın en kişisel yanları da etkilenmişti.
Çözülüp kopan aile bağları
Thomas Mann ilerde yazarlıktaki başlangıç yıllarından şöyle söz etmişti: "Buddenbrook'lar, iki cilt olarak 1901 Şubat‘ında çıktı. Satış fiyatı 12 Mark'tı. Kitabın hemen kapışıldığını söylemeliyim. İlk bin baskı yıl sonunda bitmişti. Yayınevi, yerinde öğütlere uyarak, kitabı tek bir ciltte yeniden bastı. Çok geçmeden basında övgü sesleri yükseldi. Yabancı dergi ve gazetelerde çıkan övgü dolu yazılar da gittikçe arttı."
Kuzey Almanya'nın saygın ve varlıklı burjuva ailesi Buddenbrooklar için dışarıdan bakıldığında her şey kusursuzdur: Görkemli ziyafetler, karşılıklı saygı görmeler, kuşaklar boyu süregelen çok başarılı bir ticaret yaşamı... Çok parıltılı bir vitrin, ancak arkasında gittikçe modernleşen dünyanın çarkları arasında ezilen değerler, çözülüp kopan aile bağları ve sessizce büyüyen ruhsal bir tükeniş gizlidir. Biyografik unsurlar içermesini amaçladığı ilk büyük yapıtı için Thomas Mann'ın ön hazırlık çalışmaları yapması gerekmişti. Lübeck'teki salon sohbetlerinden alıntıları analiz etmişti. Akrabalarından ve arkadaşlarından büyük ailesi üzerine bilgiler istemiş, değişik belgeler toplamıştı. Bunların içinde sayısız mektuplar ve sertifikalar, aile üyelerinin ve tanıdıklarının biyografileri, mali durumları üzerine kayıt belgeleri, hatta aile yemek tarifleri de vardı.
"Dünya beni övgüleriyle yüceltiyor"
Kısa sürede romanın yeni baskıları birbirini kovalar. Thomas Mann artık Almanya'da tanınan bir yazardı. İlk günlerde romanın çok uzun olduğunu söyleyen yayıncının kuşkuları uçup gitmişti. Okurlardan sürekli mektuplar geliyordu. Zenginlikte ilk adımlarını atmıştı. Roman üzerine sürekli makaleler yazılıyordu. O günlerde Mann çok mutluydu: "Dünya beni övgüleriyle yüceltiyor ve mutluluk dilekleriyle kucaklıyor."
Thomas Mann, "Buddenbrooklar"da dört kuşağın hikâyesini anlatırken katı disiplin ile sanatsal duyarlılık, görev bilinci ile bireysel mutluluk arasındaki amansız çatışmayı gözler önüne seriyor. Kitabın yayınlanmasının ardından Lübeck'te birçok kişi öfkelenmişti, çünkü romanda kendilerini veya kendilerine benzeyen kişileri tanımıştı. Mann'ı "halkına ihanet eden" olarak damgalamışlardı. Ancak eleştiriler kısa sürede unutulmuştu. Modern klasiğin en güçlü aile destanlarından biri sayılan ve "burjuvazinin çöküş şarkısı" olarak nitelendirilen bu dev roman, bir soyadının ağırlığı altında ufalanan hayatları ustalıkla betimliyor.
Dilbilimsel bir mücevher
Eleştirmenlerin "Alman usulü bir trajedi" diye tanımladığı ve Thomas Mann'a 1929 yılında Nobel Edebiyat Ödülü'nü kazandıran "Buddenbrooklar" görkemli ve sarsıcı bir başyapıttır. Destansı bu roman kısa süre sonra sadece Alman edebiyatının bir başyapıtı olarak değil, aynı zamanda dilbilimsel bir mücevher olarak da kabul edilmişti. Yazar bu yapıtında Almancanın üç farklı biçimini, daha doğrusu yer yer Lübeck toplumundaki üç lehçeyi kullanıyor. Buna, karakterleri tanımlamak, sosyal ortamları tasvir etmek ve romanın karmaşık temalarını okura iletmek, toplumsal hiyerarşiyi tasvir etmek için ince ayarlanmış bir araç da diyebiliriz. Buddenbrooks bir aile destanı, bir toplumsal panorama ve psikolojik bir incelemedir. Okur onda değişik gerilimlerle yüzleşiyor. Romanın kahramanları kendilerine odaklanıyor, sürekli gelişmek ve istedikleri hedeflere ulaşmak, kişisel olarak gelişmek için zayıflıklarının üstesinden gelmeye çabalıyor, ancak sonunda başarısızlığa uğruyor.
"Buddenbrooklar – Bir Ailenin Çöküşü" Alman edebiyat tarihinde bir dönüm noktasıdır, uluslararası alanda tanınan ilk büyük Alman toplumsal romanıdır.
Savaş sonrasında Almanya'ya dönmedi
Nazi yönetimi 1936'da Thomas Mann'ı Alman vatandaşlığından çıkarınca Stefan Zweig ona biraz hiciv dolu şunları yazar: "Resmen Alman vatandaşlığından çıkarılıp bir dünya vatandaşı olmaya hak kazandığınız için sizi tebrik ederim!" Başta Hermann Hesse olmak üzere bazı yakın dostlarının desteği ile 1938 yılında Amerika Birleşik Devletleri'ne yerleşen Thomas Mann uzun yıllar Princeton Üniversitesi'nde dersler verdi. 1944'de Amerikan vatandaşlığına geçti. II. Dünya Savaşı'nın bitiminden sonra Almanya'ya dönmedi. 1952 yılında İsviçre'ye yerleşti ve yaşamının sonuna dek Zürih'te yaşadı...
Buddenbrooklar – Bir Ailenin Çöküşü / Thomas Mann / Almanca aslından çeviren: Burhan Arpad / Ketebe Yayınları / 744 sayfa / 2026